Her Hakkı Saklıdır. 2019
196 ÜLKEDE GEÇERLİ ULUSLARARASI GEÇERLİ İZİN BELGELİ YÖK ve MEB ONAYLI
CERTİFİKA ID: 9007350
ANA SAYFA
QUARK NEDİR?
BİOENERJİ NEDİR?
GALERİ / SERTİFİKALAR
AURANIZ NE RENK?
İLETİŞİM
BİOENERJİ TERAPİSİ UYGULANAN RAHATSIZLIKLAR >>
BİOENERJİ UZMANI KİMDİR ? >>
HASTALIK NEDİR ? >>
Bioenerjist Osman Oktay

İletişim: 0553 934 7545
Adresimiz İnönü Mahallesi 7004 Sokak Pektemek İş Hanı Kat: 2 Akyazı
Bedensel olarak hastalandığımızda, hayata karşı yaklaşımımız, zihinsel ve duygusal dengemiz bundan kaçınılmaz bir şekilde etkilenir ve hayal kırıklığı ya da ümitsizlik hisleri içerisine gireriz.

Aynı şekilde kendimizi üzgün, mutsuz ya da kızgın hissettiğimizde genellikle fiziksel olarak da ıstırap çekeriz: Başımız ağrır, midemiz bulanır ya da kaslarımız ağrır.

Fakat mutlu ve neşeli olduğumuzda ise bedenimiz canlı, enerjik ve sağlıklıdır. Zihin ve beden arasında direkt bir ilişki vardır. Biri diğeri olmadan etkilenemez, Eylem daima düşünceyi izler ve biz ne düşünüyorsak o oluruz. Bu, hastalandığımızda ya da iyileştiğimizde ne olduğunu daha iyi anlamamız içinönemli bir noktadır.

Çağdaş insan hastalıklar karşısında şaşkına dönmüş durumdadır. Baş ağrıları, soğuk algınlığı, kabızlık hatta kansere bile o kadar alıştık ki bu türden rahatsızlıkların gerçekten ender olaylar olması gerektiğini unuttuk.

Yine hastalık, yaşantımıza o denli derinden kök salmıştır ki, çok hatalı bir şekilde onu normal karşılar durumdayız. Pek çok operasyonlar geçiriyor, büyük miktarlarda ilaç tüketiyoruz, Ve öyle ki sağlık durumumuz sosyal tartışmaların ana konusu haline gelmiştir.

Fiziksel sorunlardan, bizimle pek ilgisi yokmuş gibi ve neredeyse bize başkaları tarafından empoze edilmiş şeyler gibi bahsediyoruz. Bedensel güçlüklerimizi istenmeyen bir mal gibi taşıyor, yine de onlardan kurtulmayı istemi­yoruz.

Hastalıklarla öylesine içli dışlı olduk ki onlarsız hayat, doktora gitmeden, reçeteyazdırmadan, şikayet edecek bir şeyimiz olmadan yaşamak bizi telaşa düşürüyor.

Ulaştığımız noktada içgüdü ve sezgilerimizle olan temasımızı bütünüyle kaybetmiş ve hastalıkların Tanrı’nın buyruğu olduğuna inanacak, kontrolumüzün dışında olduğunu kabul edecek bir duruma gelmiş vaziyetteyiz. Sağlık, yalnızcajiyi bir kadere sahip görürken şanslı birkaç kişinin elindedir. Onlar acı çeken geri kalanlarımız gibi değillerdir!

Her ne kadar meselenin üzücülüğü meydandaysa da daha acı gerçek, sağlık ya da hastalıkla davranışlarımız ve hayat tarzımız arasındaki ilişkinin bilinip uygulanmasındaki kavrayış eksikliğinin görülmesidir. Zihin ve bedenin karşılıklı olarak birbirlerini etkilediklerini kabul etmediğimiz için ileriye doğru adım atamıyoruz.

Sonuçta biz kendi bedenimiziz. Başka birisinin bedeni değiliz ve kendi bedenimizden ayrı değiliz. Beden vasıtasıyla kendimizi ifade ediyor ve çevremizdeki dünya ile ilişki kuruyoruz. Bedenimiz, bizim ifade aracımız olduğuna göre, neysek onu ifade edecektir.

hastaysa, bir parçamız hasta demektir. Hasta olmak bizden ayrı birşey değildir. Hastalık, varlığımızdaki bir dengesizliğin dışa vurumudur.

Zihnimizi mikroskobun altına koyamadığımız için onun yerine hücrelerimizi yerleştirdik ve sadece beden üzerindeodaklanarak zihin ve beden arasındaki bütünsel ilişkiyle olan temasımızı yitirdik.

Örneğin, iletişim kurma, “içimizi dökme” ihtiyacı ile öksürüğümüz arasında bağlantı kuramıyoruz. Onun yerine öksürük şurubu alarak içsel çatışmamızı bastırıyoruz. Gerginlik ve omuzlarımızdaki yük hissini,içimizde uzun süre tuttuğumuz suçlulukla birleştiremiyoruz.

Bunun yerine zamanla, omuzlar bükülüyor ve sorunlanmıza geri dönüyoruz. Ve suç aynen kalıyor. Ya dakabızlığı, işleri oluruna bırakmaktaki yetersizliğimize veya doğal olmayışımıza bağlayamıyoruz. Bir müshil alıyor ve sabitleşmiş davranış kalıplarımız içinde yaşamaya devam ediyoruz , sonuçta direncimizi kaybedip hasta oluncaya kadar, korku veya endişe bizitüketip, canlıhkve enerjimizi yok ediyor.

Zihin ve beden arasindaki ilişki, aslında öylesine bütünleşmiştir ki, psikolojik ya da duygusal sebepleri bulunamayacak hemen hemen hiçbir hastalık yoktur. Bedenin farklı bölgeleri farklı psikolojik durumları yansıtır ve tüm varlığıınızı kapsayan sürekli bir enformasyon değiş tokuşu vardır:

Bugün hastalıkların zihinden kaynaklandığı konusunda tüm şifa uzmanlan birleşmektedirler. Fakat aynı zamanda zihnin pek çok seviyelerden oluştuğunu da hatırlamak gerekir. Bedenimizde her birinin kendi özel fonksiyonu olan farklı bölgelerden düşünüp hissettiğimiz fikrine dönersek, bunu anlamak kolaylaşır. Düşünce olarak verdiğimiz daima o anda bedenimizde sıktığımız bölgeye geri dönüp yerleşecektir. O an hep bi­zimle yaşar; nitekim biz onu yargılanmızda, korkularımızda, illüzyonlarımızda hapseder ve özgür olamayız.”